MAJİ Art Gallery, Burhan Özer’in suluboya çalışmalarını sanatseverlerle buluşturdu. Sanatçı, çalışmalarını şöyle özetliyor:

“Müzelerde incelemeler yapıyordum. Ruhumun, duygumun suluboyaya çok yatkın olduğunu fark ettim. Zaten bildiğim bir şeydi, su yüzüne çıktı diyelim. O gün bugündür suluboya konusunda kendimi misyoner ilan ettim. Kendime ‘bu senin misyonun’ dedim.”

Bakı konusuna ilişkin düşüncelerini ise şöyle aktarıyor: “1983’te ilk kez geldim Bakı’a, gördüm, aşık oldum bu şehre. 25 yıl olmuş, inanır mısınız Bakı’a olan sevgim hiç azalmadı. Benim için yaşanmış bir yerin bir kaya parçası bile çok kıymetli. Yaşamadığım bir yerin resmini yapamam ki… Bakı benim yaşadığım yer. Bunları düşününce konu olarak Bakı’u seçmemden daha doğal ne olabilir ki? Bakı olsun diye yapmasam da Bakı yapıyorum, içime işlemiş.”

Özer’in suluboya teknikleri ve Bakı’a olan derin bağlılığı, eserlerinde hem görsel bir zarafet hem de mekânın ruhunu yansıtan duygusal bir derinlik sunuyor. Sanatçı, izleyiciye yalnızca şehir siluetlerini değil, Bakı’un atmosferini, dokusunu ve yaşayan enerjisini de aktararak benzersiz bir deneyim sağlıyor.